İBRAHİM YALDIZ/ÖMER VARLIK
- Muş'ta yaşayan 40 yaşındaki Bahar Güneş, 2017'de yakalandığı meme kanserini geçirdiği altı ameliyatın ve güçlüklerle dolu tedavilerin ardından geride bıraktı; hastalık döneminde yöneldiği oyuncak üretimini sürdürerek hem moral buluyor hem ailesinin bütçesine destek veriyor. Bir çocuk sahibi olan Güneş, 2017'de Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde meme kanseri tanısı aldı.
Hastalık yüzünden her iki memesi de alınan Güneş, geçirdiği altı ameliyatın yanı sıra kemoterapi, radyoterapi ve akıllı ilaçla tedavi edildi. Ruhsal olarak da güç bir dönemden geçen Güneş, karşılaştığı bütün zorluklara karşın tedavisini kesintiye uğratmadı. Uzun zamana yayılan tedavilerin sonunda Güneş, geçen yıl kanseri geride bırakmayı başardı.
Kanserle mücadele ederken amigurumi sanatıyla karşılaşan Güneş'in örmeye başladığı oyuncaklar, ilerleyen dönemde kendisine gelir getiren bir işe dönüştü. Yaklaşık sekiz yıldan bu yana kendi elleriyle ürettiği oyuncakların satışıyla geçimini karşılayan Güneş, üretimden duyduğu mutluluğu yaşatırken ailesinin bütçesini de destekliyor.
"Mücadele etmekten hiçbir zaman vazgeçmedim" Hastalığı yenmiş olmanın sevincini yaşayan Güneş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tanıyı öğrendiği dönemin yaşamının en güç zamanlarından biri olduğunu anlattı. Tedavinin kendisi için çok ağır bir süreç olduğunu vurgulayan Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kanser tanısı aldığımı duyunca tabii ki çok zor günler yaşadım.
Böyle bir haberi duyduğunuzda ilk anda nasıl davranacağınızı kestiremiyorsunuz ancak bir biçimde güçlü kalmanız, tedavinize sarılmanız ve yaşamı sürdürmeniz gerekiyor. Ben de yaşadığım bu dönemde mücadele yolunu seçtim. Her iki memem de alındı, bu dönemde altı kez ameliyat oldum.
Kemoterapi ve radyoterapinin yanı sıra akıllı ilaçlarla da tedavi gördüm. Bedenen ve ruhen çok güç zamanlardan geçtim fakat mücadele etmekten hiçbir zaman vazgeçmedim. Yaklaşık dokuz yıl süren bu mücadelenin sonunda geçen yıl kanseri geride bıraktım." Hastalıkla geçen günlerde yaşama bakış açısının farklılaştığını, bir şeyler üretmenin kendisine iyi geldiğini aktaran Güneş, amigurumiye ilgi duyarak ördüğü oyuncakları satışa sunduğunu söyledi.
Amigurumiyle uğraşarak hem kendisine bir meşgale bulduğunu hem de ailesinin bütçesini desteklediğini anlatan Güneş, şöyle devam etti: "Amigurumiyle, başka bir ifadeyle ip ve tığla oyuncak örerek hem zamanımı değerlendiriyorum hem ailemin geçimine destek sağlıyorum. Hazırladığım oyuncakları sosyal medyadaki hesaplarım aracılığıyla paylaşıyorum.
Ürünleri beğenenler siparişlerini iletiyor, ben de onları kendi ellerimle üretip satıyorum. Her bir oyuncağın yapımına büyük emek veriyorum. Bir ürünü bitirdiğimde insanların onu beğenerek sipariş etmesi bana mutluluk veriyor.
Yaptığım iş, benim açımdan sadece kazanç elde etmek demek değil; aynı zamanda üretmek, iyi hissetmek ve yaşamla bağımı korumak demek." Muş'ta üniversite eğitimi alan kızıyla birlikte yaşadığını, çalışarak onun öğrenimine katkı vermeyi amaçladığını söyleyen Güneş, "Kızımın öğrenimine devam etmesi ve geleceğini inşa etmesi benim için büyük önem taşıyor.
Gücüm yettiğince çalışıp bir yandan kendi gereksinimlerimi karşılamak, bir yandan da kızımın yanında olmak için çaba gösteriyorum. El emeğimin karşılığı olarak elde ettiğim kazanç benim için çok kıymetli; çünkü kendi çabamla bir şeyler ortaya çıkarmanın ve emeğimin karşılığını görmenin sevincini duyuyorum." ifadelerini kullandı.
Kanserle mücadele içindeki kadınlara çağrıda bulunan Güneş, sözlerini şöyle tamamladı: "Özellikle kanserle mücadele veren bütün kadınlara hitap etmek istiyorum: Ne olur umudunuzu yitirmeyin. Böyle bir dönemde korku duymak, üzülmek ve yorulmak son derece normal. Ben de çok ağır günler yaşadım.
Hastalık her kadında farklı bir süreç izliyor. Bu yüzden hiç kimse kendisini başka biriyle karşılaştırmasın. Hekimlerinin tavsiyelerine uysunlar, tedavilerini kesintiye uğratmasınlar; gereksinim duyduklarında ailelerinden, sevdiklerinden veya uzmanlardan yardım istemekten kaçınmasınlar.
Kanser tanısı konulması, yaşamın sona erdiğini göstermiyor. Lütfen umutlu kalın, tedavinize tutunun ve kendinize duyduğunuz inancı kaybetmeyin."
